Dikkat

Bu bloga girerken ya da yorum yazarken kimsenin isim, mail..vb. bilgisini istenmez, üye olmak gerekmez. Kişisel bilgilerinizi asla vermeyiniz.

Adres satırında (ilk kısmında) myelomabilgi.blogspot.com.tr yazmalıdır.

 

15 Şubat 2009 Pazar

Gen teknolojisinde gelişmeler.

Yaklaşık 32 yıldır neredeyse sektirmeden okuduğum Bilim ve Teknik (Tübitak) dergisinin Şubat 2009 sayısında “Kanserle savaşta dev adım” adlı bir makale yayınlandı. Makalenin yazarı sayın Bahri Karaçay’ın affına sığınarak bu yazının bazı kısımlarını sizlere aktarmak istiyorum. Tüm yazıyı yazmak yerine, önemli bulduğum kısımları parça parça yazdım. Dergide ayrıca gen teknolojisindeki gelişmeleri anlatan başka güzel yazılar da var.

Tıp tarihinde yeni bir ilk’e daha imza atıldı; Bilim insanları 52 yaşında kan kanserinden hayatını kaybeden bir kadının, ölmeden önce bağışladığı hücrelerinin gen haritasını çıkararak onu ölüme götüren DNA bozukluklarını keşfettiler. Hastanın hem kanserli hücrelerinin hem de normal hücrelerinin gen haritasını çıkarıp karşılaştıran araştırmacılar, bu karşılaştırmanın sonucunda kanserli hücrelerde anormalliğe uğramış 10 gen belirledi. Bu anormalliklerden bazıları hücrenin normal çoğalmasını kontrol eden genlerde ortaya çıkarak kansere neden olmuştu. Bazılarıysa kanser hücreleri için uygulanan ilaç tedavisini etkisiz kılmıştı.

…Dr. Wilson ayrıca Amerikan Ulusal Sağlık Enstitüsü’nün hedefi olan 1000 dolara bir kişinin gen haritasının çıkarılacağı günlere de yaklaştığımızı dile getirdi….

…Hastanın kemik iliğinden aldıkları kanserli hücrelerin gen haritasıyla cildinden aldıkları normal hücrelerinin de gen haritasını karşılaştırdılar.İkisi arasındaki farklar, kanseri ortaya çıkaran genler olmalıydı.

Yalnızca bilinen ve kanser için önemli olduğu öngörülen birkaç gene değil, hastanın taşıdığı yaklaşık 20,000 genin hepsine bakıldığı için sonuçlar çok önemliydi.Nitekim bulunan 10 genden yalnızca ikisi daha önceden kanser oluşumundaki rolleriyle biliniyordu.Diğer sekizinin kanserdeki rolü bilinmiyordu. Yeni keşfedilen bu genlerden biri, ilaçların kanser hücrelerine girmesini engellemiş ve tedaviyi etkisiz kılmıştı.Hasta hayattayken bu bilgi doktorların elinde olsaydı, çok daha etkin bir tedavi uygulayabilirlerdi.

…hasta “akut miyelojen lösemi” adı verilen bir çeşit kan kanserine yakalanmıştı.Kansere yakalandıktan iki yıl sonra da ona yenik düşmüştü.

Kanser bazı hücrelerin kontrolsüz bir şekilde sürekli çoğalması sonucunda ortaya çıkan bir hastalıktır. Halk arasında sanki tek bir hastalıkmış gibi algılansa da, aslında kanser çok sayıda hastalığa verilen genel bir isimdir. Nasıl değişik enfeksiyonlar ve her enfeksiyona neden olan virüs ya da bakteriler farklıysa, kanserler de farklıdır.Değişik kanser türlerine neden olan genetik bozukluklar (mutasyon) ve onları taşıyan genler de farklıdır. Hatta aynı kanser türünde bile hastalar arasında farklılıklar olduğu bir gerçektir….bununla birlikte çoğu kanser hastalığında ortak olan mutasyonlar da vardır.

Kanser vakalarının yalnızca %5-10’u kalıtsaldır.Başka bir deyişle kanser hastalıklarının %90’dan çoğu yaşam boyu DNA da biriken bozuklukların sonucunda ortaya çıkar.Ne yazık ki milyonlarca insan sigara içerek, kanser yapıcı maddeleri içeren gıdaları tüketerek, sağlıklarına dikkat etmeyerek bu mutasyonların ortaya çıkmasını hızlandırıyor. Kanserin ortaya çıkması için kaç gende mutasyon olması gerektiği kesin olarak bilinmemekle birlikte, günümüz bilimsel verileri hücre çoğalmasını kontrol eden genlerden dört ya da beşinde mutasyon oluşmasının yeterli olduğunu gösteriyor. Bir ailenin değişik kuşaklarından bireyler aynı kanser türüne yakalanmışlarsa, bu o kanserin kalıtsal olma olasılığını arttırır.Ancak bu durum o ailede yeni doğacak çocukların mutlaka kansere yakalanacağı anlamına da gelmez. Toplum ortalamasına göre kansere yakalanma olasılıklarının daha yüksek olduğunu gösterir.

Dr. Wilson ve arkadaşları aynı tür kan kanserine yakalanmış 187 hastanın DNA’sına baktılar. Ama onların tüm gen haritalarını çıkarmak yerine, ilk hastada buldukları 10 geni incelediler. Bu hastalardan hiç biri yeni keşfettikleri sekiz gendeki mutasyonu taşımıyordu. Farklı genetik bozukluklar aynı felaketi doğurmuştu. Bu durum tedavinin kişiye özel olmasının ne kadar önemli olduğunu gözler önüne sermesi açısından son derece önemlidir.

Bireylerin gen haritasının çıkarılması “kişiye özel tıp” uygulamalrı devrini başlatacaktır. Yalnızca kanserde değil, hemen her hastalıkta tek tip tedavi devri kapanacak ve yerini her hastanın genetik yapısına dayanan tedavi biçimleri alacaktır. Hastanın DNA’sına bakılarak ona hangi ilaçların iyi geleceği ya da hangi ilaçların işe yaramaz olacağı yüzde yüz kesinlikle belirlenerek tedavide başarı olağanüstü düzeylere ulaşacaktır. Moleküler yaşam bilimlerindeki baş döndürücü gelişmelere bakarak, pek çoğumuzun bu gelişmeleri göreceği rahatlıkla söylenebilir.

6 yorum:

  1. işte insanı sevindiren gelişmeler , teşekkürler Ümit Bey

    YanıtlaSil
  2. bunlar koca bir safsatadan ibaret, çok üzülerek söylüyorum ama bu yazılanları 1 yıl öncesinde farklı bir makalede daha okumuştum o zamanlar gentik dersi alıyordum bunu ilk duyan her insanın vereceği tepkileri verip şaşırıp sevinmiştimmm ee sonuç mu sonuç şuuu 1 yıl önce aa genom projesiydi aa gen teknolojisiydi kansere çare bulundu diye bunları yarı ciddi okurken bugün biricik babamın yokluğuna ağlıyorum bu lanet hastalğa 1 ay bile dayanammayan babama içim acıyor anlıyormusunuz. doktorların elinde daha tek tip tedavi bile oturmuşş değilkenn kişiye özell biraz hayali kalıyor aman ne teknolojiden anlıyolar ya daha tehşih koyduğu anda 5 yıl ömür biçiyolarr ayrıca babam daha 49 yaşındaydy her sabah sporunu yapann yediğine içtiğine dikkat eden bi adamdı ne sigaraa ne bişi bilmezdi benim bitanem canımın içi herşeyimm babammmm senii çok özlüyorummmmm

    YanıtlaSil
  3. Aferin size..

    Bu blogda yeterince acı yer alıyor. Ben de hakaret ya da şüpheli bilgi içermediği sürece her yorumu yayınlıyorum. Bu tür umutsuzluk saçan yorumları şimdiye kadar engellemedim, sansür olmasın diye. Başka sayfalarda da benzer yorumlar görebilirsiniz.

    Hepimiz biliyoruz, bu iş çocuk oyuncağı değil, ucunda ölüm var. Bu blogu okuyuan yazan herkesin canı sıkkın, başı dertte.

    Peki ne yazalım? Herkesin en fazla beş sene ömrü var, boşuna çabalamayın mı diyelim? Senelerdir mücadele eden bir çok insan var. Beş yıl önceki tedavi ile, bu günkü tedavi aynı mı?

    Babanıza üzüldüm. Düşünün bakalım, o mücadele ederken biri boşuna çabalıyorsunuz deseydi, hoşunuza gidermiydi. Bu yaptığınızın kimseye ne faydası ne de katkısı var?

    YanıtlaSil
  4. ümit bey size kesinlikle katılıyorum hepimiz bu hastalıkla savaşmak zorundayız.hayat öyle yada böyle geçiyor bu bizim yaşantımızsa buna sahip çıkmaktan başka çaremiz yok ümitsizlik en kötü şey insan hayatında ve emin olun kimin ne zaman ölüceği hiç belli değil...

    YanıtlaSil
  5. Ümit Bey,

    Sizden ricam yukarıdaki olumsuz yorumu simeniz. Arkadaş gayet bencil ve düşüncesiz olarak, babasını kaybettikten sonra sanırım bunalıma girmiş, kimseyi düşünmeden bu satırları yazmış. Be güzel kardeşim kimin 1 saniye sonrasını bilecek, 1 saniye daha yaşayacağım diyebilecek garantisi var.Ya bu hastalık olur ya kaza ya da başka bi şey, yani bu olumsuz düşüncelerin kimseye faydası var mı?Sana kaldıysa insanların tamamı nasıl olsa öleceğiz, yarının garantisi yok o halde hiç bişey yapmadan afedersiniz somurtup oturmalı galiba. Allah razı olsun Ümit bey gerçekten daha önce kimsenin yapmadığını yapmış ve en yeni gelişmelerden bahsediyor ve kendi başına gelenleri bize detayları ile anlatıyor.Bunları okuyup senin yazdıklarını yazmak mümkün değil. Özellikle bu hastalıkta kişiye özel tedavi çok önemli. İlaçlara tepkiler çok farklı oluyor,Katılım arttıkça bu tepkileri öğrenip insanlar ona göre önlemlerini ve yapabileceklerini sıralıyor.

    Bu güzel blog için tekrar Ümit beye teşekkür ederim.Benim babacım bu hastalıkla 6 aydır uğraşıyor.haftaya 5. kur VAD alacak.6. dan sonra sonuçlara göre bakılacak.Sizin burada yazdıklarınız sayesinde babama VAD tedavisini ve yan etkilerini anlattık. BU hastalıkta izlenen yol ve 14-15 senedir tedavi görenlerin olduğunu söyledik.Bilinçli olduğu için kendisinde meydana gelen olumsuzluklar onu çok etkilemedi.

    Hadi kalın sağlıcakla…

    Kdz Ereğli-bink

    YanıtlaSil
  6. bende başıma gelenleri gayet içten ve detaylı yazdığımı düşünüyorum kusura bakmayın ama biricik babam diyorsunuzz biricik ve çırpınıyorsunuz bense daha çırpınamadan ellerimden kaydı.siz beni anlamıyorsunuz evet bunalımdayımm evet bu hastalığa bu sisteme türkiyedeki bu yavaşlığa sağlık sistemine doktaorlara isyan ediyorm ve ama size değildi tepkimm sizleri anlıyorum hep iyi tarafından bakmaya çalışılmalı uğraşılmalı elbettee boyun eğilmemelii bu günlerin getirdiği yalnızlık ve yoklukla eksikle kendimi yalnış ifade ettiğimiş olabilirim. benim yaşadıklarımın kimsenin yaşamasını istememmm üzdüysem kırdıysam özür dilerimmm

    YanıtlaSil

Lütfen isim vererek doktorları kötüleyen yorumlar yazmayınız ve/veya yakınlarınızın vefatını bildirerek diğer hastaların moralini bozmayınız.
Yorumlarınızın yazı konusu ile ilgili olmasına dikkat ediniz. Genel konulardan ya da durumunuzdan bahsedecekseniz yorumunuzu Forum-2 yazısının altına yazınız. BLOGDAKİ YAZILARI, YORUMLARI TAM OLARAK OKUMADAN SORU SORMAYINIZ. ARAMA KUTUSUNU KULLANARAK SORMAK İSTEDİĞİNİZ KONUDA DAHA ÖNCE YAZILAN TÜM YAZI VE YORUMLARA ULAŞABİLİRSİNİZ.

Mail adresimi bulup mail atanlar: Mail'e cevap vermiyorum. Lütfen soru ve düşüncelerinizi blogdaki açık forum sayfasına ya da ilgili konunun sayfasına yazınız.

Pazarlama mesajlarını silmek için yorumlar denetlenmektedir, bu nedenle yorumunuzun yayınlanması BİRAZ ZAMAN ALABİLİR. Lütfen sabırlı olun, yorumunuz mutlaka yayınlanacaktır.

Katkıda bulunduğunuz için teşekkür ederim.

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.